• gemide filminin müziğine yapılan yorumlar

    1.
    bir şekilde aynı frekansı yakalamış insanları enteresan şekilde bir araya getiren yorumlardır.
    özellikle müziği dinlerken daha anlamlı gelmektedir.
    http://www.youtube.com/watch?v=Ituzi_-9RJI
    2 ... kareli panda
  • google haritalar için ücret talep edilmesi

    1.
    bu gün aldığım 544'lü bir numara ile işletmemin google haritalarda gösteriminin devam edebilmesi için 3 senelik 100 lira ödeme yapılmasını istemesi ile dikkatimi çeken olay. bildiğim kadarı ile 2012 senesinde çıkan bir uygulama ile google haritalar ayda 25,000 binlik gösterim sonunda artı her 1000 görüntüleme için 4 dolar talep ettiğini açıkladı.
    daha önce bir iki kere google'dan arandım ama bu aramalar google merkezinden geliyordu yani yurt dışı aramalardı ve 544'lü değildi.
    acaba bu yeni nesil bir dolandırıcılık taktiği midir? 10 seneyi aşkındır 5 internet sitem ile google haritaları kullanan birisi olarak ilk defa böyle bir şeyi duyuyorum. itibar etmedim "peki silinebilir" diyerek görüşmeyi sonlandırdım.
    haritaları kullanan arkadaşların böyle bir konuda bilgisi var mıdır?
    ... kareli panda
  • 05 07 2019 kapıkule halkalı treni eziyeti

    1.
    kulağımla sevişmekten keyif alan martıların uyunmamış sabahında düştüğüm tren istasyonunda istanbul'a dönmek için bekliyordum. muhtemelen öğrenci olan bir kızın gülümsediği kediyi "ben de hayvan severim ben de universite okudum, benle sevişsen ya la?" tavrı ile severek hatuna işvelenen uzun saçlı bir zibidi, erkek arkadaşı ile kemirmek için bir torba simit almış şişman bir abla, bir iki de nuri bilge filminden rol çalmış uzaklara bakıp sigara çeken adam toplam mevcudumuz.
    az kişi olduğumuz için tren geldiğinde insan standartlarında itişmeden bindiğimiz trenin istanbul'a kadar değil, yol bakım çalışması olduğundan çerkezköy'e kadar gideceğini, oradan da otobüslerle istanbul'a taşınacağımızı söyledi kondükçü amca. oysa internette bilgilere, kalkış varış saatlerine, hatta ara duraklara kaçta varacağına kadar bakmıştım. böyle bir bilgi orada yoktu?
    neyse, kaderimizse çekeriz deyip kulaklığı taktım, zaten o ara durak bilgileri de tutmadı. kimi yere 15 kimi yere 5 kimi yere 30 dakika farkla nasıl varabildik onu da anlamış değilim. sanırım zamanı büktük nilüfer!
    çerkezköy'e geldiğimizde tren boşaldı, bir yandan da insanlar biniyordu. "siz nere la? bura trenin son durağı?" dediğimde "heralde tekirdağ'a gidiyor" diye bindi birisi. o da ne trenin ne de kendisinin nereye gideceğini bilmiyordu. mukadderat. bu arada, tekirdağ'a tren olduğunu da bilmiyordum.
    trenden inenler kalabalık olunca medeni insanların seviyesinden arsız mülteci seviyesine geçiş yapmakta pek zorluk çekmedi kimsecikler. güneşin altında beklediğimiz yaklaşık 30 dakikanın ardından pos bıyıklı devrimci bir amca halkı bir olmaya, isyan çıkartmaya ve hakkımızı aramaya zorlayan bağırışlar ile dolaşmaya başladı. pos bıyıklının isyan! devrim! çığlıklarına başı örtülü bir ablamız "e yol tamiri varmış ne yapsın adamlar? yapmasınlar mı yolu?" diyerek karşılık vererek huzur ve güven ortamını tam sağlamışken sakallı bir dede "iş bilmeyen acemiler başa geldi böyle oldu" diyerek seçim sonuçlarını tcdd'ye bağlayarak kafaları hepten allak etti.
    derken eski topkapı otogarından emekli eski otobüsler göründü ve trenden dökülmüş yerli mülteciler bir anda otobüse doğru koşmaya başladı. oysa otobüsün tekerlekleri vardı ve zaten bize doğru geliyordu. neyse, gelin arabası gibi önü kesilen otobüs kimseyi çiğnemeden durdu ve insanlar 10'ar kişi aynı anda tek kapıdan geçmeye çalışarak otobüsün kapısına hücum ettiler. ardından gelen ikinci otobüsü gören beklemedeki uyanıklar oraya doğru yönelirken çakal abiniz üçüncü otobüsün duracağı yeri tahmin ederek zaten yerini almıştı kaldırımda.
    herkesler bindi ahhan da gidecez derken polis amcalar geldi. "hele bi durun yiğidolar? nerede evraklar?" diyerek aldı otobüs şöförlerini aşağı. la, tcdd, yani devletin kurumunun kiraladığı ve devletin yolcusunu taşıyan otobüsün ne evrağını soruyorsun?
    valla sormayaymış iyiymiş, birisinin ruhsatı yok ötekisi çekme belgesi ile çalışıyor, şöförlerde src yok vesaire vesaire. anam, polizaylar da otobüsü bir saat rehin aldılar mı? lan 7 kişi bi danayı 45 dakikada kesiyor 5 polis üç otobüse bi cezayı bir saatte kesemedi. bir otobüsü de bağladılar.
    uzun bekleyişin ardından elimdeki bilgilere göre değil o durakta, evde olmam gereken saatte otobüs nihayet hareket etti. bu arada, kliması çalışmayan kapıları kapalı sıcacık otobüsümüzde nasıl da mutluyduk anlatamam. bu sıcaklık yol boyuna sürdü. klima ne la? olan oldu artık neyse ne deyip kulaklığı tekrar taktım, "fena da gitmiyoruz yol açık" derken.. hay şom ağzıma victoria mankenleri zçsın yol bi kilitlendi, kaldık öyle otobanda. meğerse yol bakımı yapan sadece tcdd değilmiş. yol tek şeride düşüyor (muş bilmem kaç km ötede, anca fark ettik yanına varınca) ondanmış bu sıkışıklık. neyse, tam tek şeride geçip çilenin sonuna geldik bitti derken önümüzdeki tır bir arabaya çarpınca bu sefer kontağı da kapatıp beklemeye başladık. (çağır yavrum victoria kızlarını aaağzıma aağzıma)
    kaza sahipleri ne yaptı ne etti bilemem ama bir süre sonra yolu açtılar. bu sefer de bizim şöförü efkar mı bastı nedir bilinmez, adam ayağını gazdan çekti nazlı nazlı gidiyor. ben ise bu kadar uzun yol ve içtiğim suların ardından çalkalanmış soda şişesi gibi gelen çişimi nereye kadar tutabileceğimi düşünüyorum. işin tuhaf yanı, ben o kadar sakinim ki beni tanıyan korkar, hayra alamet değil bu iş diye. ama bişi de yok ha, bayaa sakinim. kendimi takdir ettim. şöföre "çişim var az gaza bas" deyip geri oturdum ancak sıkıntıyı anladım. şöför yolu bilmiyordu. yanına gittim açtım haritaları işaretledim halkalı tren istasyonunu, bi navigasyondaki abla söylüyor bi de ben tekrar ediyorum şöför duysun diye. sanırsın ses sistemi bozulmuş cuma namazındayım da avludaki cemaate hocanın delay efektini veriyorum, "smiaalaaahuuuulimen hamideeeeehh" der gibi "300 metre sonra çatalın sağından hafifçe devam et" diye fısıldıyorum şöförün terlemiş sağ kulağına. otobüsteki mültecilerden bazıları "kaptan orası tıhalıdır sen şordan gaç" telkinlerini sinirlenmiş imamın yüksek ses tonu eaallaaaahuekberrr efekti ile "çatalın sağındannnn" diye tekrar ediyorum, biraz da çişin verdiği huzursuzluktan tehditkar bir ton ile tabii.
    bilinmez yolları, "sağdan gaaç ora tıhhalıdır" seslerini bastırarak en sonunda istasyona ulaşıyoruz. ensarına kavuşmuş muhacirler olarak sevinçle dökülüyoruz otobüsten. kibarlık zamanı değil, artık çalkalanmış soda şişesini tutmak çok zor, önüme çıkan ilk binaya soruyorum "nere işeyebilirim?" bana 300 metre ötedeki garı gösteriyorlar. "lan! siz buraya işemiyor musunuz Allah'sızlar!" diyerek koşuyorum gösterilen yere. bir iki görevli abiye ablaya sorarak anca bulduğum tuvaletin kapısına yaklaşırken fermuarı açmaya başlıyorum, o derece artık!
    tek el duvara yaslanmış bir el iş görmekte. şener şen ustamızın rahmetli kemal sunal'a "düşünsene lo, bir elin canoda bir elin çiköftide" repliği gibi düşün. öyle bir keyif. o upuzun boktan yolculuğun en keyifli anı. otobüste uzatsalar "al kçına sok" diyecekleri portakallı kekleri acun'dan sörvavyvırda kazanınca çığlık atan salakların mutluluğu kaç kuruş bunun yanında? bence tarih yeniden yazılmalı, her şeyin adı baştan konulmalı. felsefenin bile; iŞiYORUM, ÖYLEYSE VARIM!!!
    1 ... kareli panda
  • erken seçimin bütçeye maliyeti

    1.
    Erken seçim kararı, siyasi partilere ilave Hazine yardımı yapılmasının da önünü açtı. Ocak ayında 274 milyon lira tutarında Hazine yardımı alan AK Parti, CHP, MHP ve HDP'ye 548 milyon lira daha ödenecek. Böylece 4 partiye bu yıl ödenen toplam Hazine yardımı, 822 milyon lira olacak. (kaynak NTV)

    Daha bu güne kadar seçimlerde "Aaa negsel bayrak asmışlar, aaa şu bangır bangır kafa diken hotbus negsel seçim şarkısı çalıyor" diyip de o partiye oy vereni göremedim. Bu seneki seçimler için devletin siyasi partilere verdiği ödene 822.000.000 (kafanız karışsın diye yaptım) 822 milyon lira. Bu paramızdan 6 tane sıfırın atılmış hali, yanlış anlamayın .)
    Bu paranın büyük çoğunluğu önce akp sonra chp, mhp ve arkasından hdp'ye gidiyor.

    Şimdi; Neden hiç bir seçmen kazandırıcı yönü olmayan bu bayrak ve seçim otobüslerine bu kadar para harcanır onu düşünelim. Meclise giriş yapmış partiler bu yardımı alabilirler, ve bu bütçe doğrultusunda (kendileri de üzerine belki bi o kadar ceplerinden koyup) her tarafa bayrak asıp seçim otobüslerini gezdirirler. Bunu yaparlar ki; Yeni bir siyasi oluşum, yeni bir fikir yeni bir parti hiç bir şekilde varlığını duyuramasın, meydan bunlara kalsın. Aynı partiler bu büyük pastanın dilimlerini televizyon ve gazete reklamlarına da harcarlar. Harcarlar ki o medya kuruluşları kendileri hakkında haber yaparken "biraz daha" dikkatli olabilsinler. Siyasi partilerden ve siyasi partilerin birinci elden işlettiği kurum ve kuruluşlardan reklam alan hiç bir yayın organı gördüğü her şeyi haber yapamaz.

    Gelelim işin diğer boyutuna. iktidara geldiklerinde savurganlıkları yok edip (kıçından) kaynak uydurarak fakir fukaraya (ki kendileri fakirleştirdiler) emekliye dula yetime para dağıtacaklarını vaad etmelerine. Bu konuda eğer samimi iseler bu 822 milyon liranın hiç bir şekilde seçmeni etkilemeyeceğini söyleyerek, "görüntü ve ses kiriliği olmasın devletin parası boşa gitmesin". biz bu parayı almıyoruz alın bunu mehmetçik vakfına, lösev'e, gazilere ve şehit yakınlarına bağışlayın diyerek reddetmezler?
    Seçim barajından şikayet eden partiler neden herkesin eşit şartlarda duyurusunu yapmasına engel olan bu sisteme karşı çıkmazlar? Kasalarına girecek olan yüz milyonlarca liranın sıcaklığı ve meydanı başkasına bırakmama sevdasından öte bir şey değildir. Aslında barajdan da memnundurlar, ne kadar çok parti mecliste, o kadar çok paylaşılan para demektir.
    Bakmayın siz onların avaz avaz "Milletimmmm, benim memurum benim yetimim benim işçim şehidimmm" diye ağlamalarına. Madem bu kadar memleket sevdalısısınız buyurun reddedin o yardımı!
    4 ... kareli panda
  • cumali ceber in ilk 3 günde 128bin izlenmesi

    1.
    Boşverin siyasi sığınma talebini, memlekette işkence boyutunda geri zekalı nüfusu var diyerek başvurunuzu yapın. Bunu görüp de talebinizi kabul etmeyen memleket olamaz.
    tanım şeysi; iltica etmek isteyenlere fırsat sunan zaman israfıdır.
    ... kareli panda
  • smoke on the water çalınmamış ikinci el gitar

    1.
    aramayla bulamayacağınız gitardır. ahir ömründe gitara heveslenen her bünyenin hemen hemen ilk denediği melodi olur kendileri. bunu bulana hiç süper baba çalınmamış blok flüt yanında hediyedir.
    2 -3 ... kareli panda
  • feto değil de adnan oktar darbe yapsaydı

    1.
    çok farklı silahlara sahip olan adnan oktar halkın çoğunluğunun desteğini alırdı.
    ... kareli panda
  • hiç bir filmi ya da dizisi beş para etmeyen oyuncu

    1.
    kadroda ismi göründüğü anda filmin boktan olduğu düşüncesini uyandırır. bu oyuncular genelde zeka seviyesi hemzemin olan komedi yapımlarında oynarlar.
    örnek olarak avrupa yakasını saymazsak (bkz: peker açıkalın) (gerçi rolü gene ebleh bir roldü)
    6 -1 ... kareli panda
  • güzeladimlar com

    1.
    her videoda 5 dakikada bir küfür ettiğim sitedir.
    edit büdüt; la gene mi başlık başıma kaldı? lanetli miyim neyim?
    ... kareli panda
  • özgür evren heptürk

    1.
    Ayda bir kaç kere anca açtığım televizyonda bu gün denk gelen (bkz: aile işi) dizisindeki repliklerden sebep merak edip öğrendiğim senarist kişi. internet üzerinden öğrenebildiğim kadarı ile 18 dizide yazarlık üstlenmiş. her ne kadar tv özürlü olsam da mizah üzerine yazarlık yapanlar ilgi alanımdadır .)

    "Aile işi TV Dizisi 2016
    Bedel TV Dizisi 2015
    Görüş Günü Kadınları TV Dizisi 2013
    Bulutların ÖtesiTV Dizisi2012
    Sen De Gitme TV Dizisi 2011
    Karadağlar TV Dizisi 2010
    Memur Muzaffer TV Dizisi 2008
    Kendi Okulumuza Doğru TV Dizisi 2008
    Elveda Derken TV Dizisi 2007
    Sevda Çiçeği TV Dizisi 2006
    Misi TV Dizisi 2005
    Gelin TV Dizisi 2003
    Estağfurullah Yokuşu TV Dizisi 2003
    Kınalı Kar TV Dizisi 2002
    90-60-90 TV Dizisi 2001
    Dikkat Bebek Var TV Dizisi 2000
    Yüzleşme TV Dizisi 1999
    Kedi TV Dizisi 1999"

    Not; Yukarıda yer alan dizi isimleri ve tarihleri sinematurk.com sitesinden alıntı bilgilerdir.
    ... kareli panda
  • polat alemdar game of thrones da oynasaydı

    1.
    muhtemelen her sezonda 5 kere ölüp 6 kere dirilirdi. ak gezenlerin mekanına ön kapıdan tek tabanca ile girip omuzundan paltosunu düşürmeden liderlerini öldürürdü. çıkışta bombayı patlatırken gram hızlı adım atmaz bomba muhtemelen ondan korkardı. khaleesi savcı leyla tarafından tartaklanır bütün lekesizler savcı emri ile içeri alınırdı.
    ... kareli panda
  • yüksek bir yerden bakarken testislerin sızlaması

    1.
    genci ihtiyarı, hatunu erkeği, anamız bacımız var diyerekten direk "döşşek sızlaması" yazamadım ama tabir aslında biraz da öyle. yüksek bir yerden aşağı bakarken, ya da yüksekten haldır huldur aşağı inen bir oyuncağa bindiğim(iz)de oluşan sızıdır.
    böyle ayıptır söylemesi sadrazam efendinin sağı solu ayrımı yapmadan tam orta yerinden ince bir çizgi halinde çepe çevre oluşan enteresan sızlama. kafayı baktığınız o yüksek yerden geri çekince son buluyor.
    iş bu entari lan sadece ben miyim merakından da yazılmış olabilir. sözlük tabiri ile; (bkz: yazar burada kendisinden bahsetmiş)
    2 ... kareli panda
  • sabır mı daha kıymetlidir şükür mü

    1.
    Geçen gün mutfakta domates biber patlican (evet şarkı değil ta kendisi) sınıflandırırken tepsiye bakıp düşündüm. Tepsi içindekileri ve ederlerini, bir de olası bir (Allah korusun) kıtlık zamanı ederini. Pazarda yere düşmüş bir meyve ya da sebzenin insanların ayakları altında umarsızca çarpa çarpa yuvarlanmasını.
    Acaba bir kıtlık zamanında olsa idik o yerde yuvarlanan domates için insanlar bir birini ezip ölümüne kavga etmez miydi? Ya da tıraş olurken akmaya devam eden musluktaki su bir kuraklık zamanı susuzluktan canını vermek üzere olan bir bebeğin anne babası için anlamını kim hesap edebilir?
    Tüm bunları düşününce o tepsi içerisindeki sebzelerin ya da boşa giden suların, çöpe giden yiyeceklerin sizce ederi nedir, kaçadır kilosu? Kağıttan ibaret bir çuval paraya değişilir mi öyle bir yokluk zamanı şimdi israf ettiklerimiz?
    Susuzluktan ölseniz bir yudum serinletmeyecek, soğuktan donsanız içinizi ısıtamayacak, açlıktan bayılsanız boğazınızdan geçmeyecek ama şimdi uğruna ömrünüzü çalışarak verdiğiniz hatta savaşlarda uğruna öldüğünüz altın gümüş pırlantalara değişir misiniz bir bardak suyu?

    Şükür müdür daha kıymetli olan ibadet sabır mı? diye düşünmüş zamanın alimleri yüz yıllardır. Varılan ortak sonuç zannettiğimiz gibi zora yoka hastalığa kazaya sabır değil, şükrün daha kıymetli bir ibadet olduğudur. Çünkü etrafta şükür edecek o kadar çok şey var ki bizler bunları hayat standardı olarak algılayıp yokluğuna düşmedikçe şükrünü bilememişiz.
    3 -1 ... kareli panda
  • yazarlar sözlüğün çalışanı mıdır müşterisi mi

    1.
    facebook, sözlükler ve benzeri siteler için düşündüren sorudur. sonuçta katılım, ilgi ve mesai gerektiren işlerdir fakat kullanıcı aynı zamanda her ikisi de olabilir mi? müşteri isek hani bizim veli nimet muamelemiz, hani bir bardak çayımız? çalışan isek hanimiş bizim maaşımız?
    1 ... kareli panda
  • pitbull feat dilberay tavukları pişirmişem

    1.
    sesi soluğu çıkan herkesle şarkı söyleme rekoru kırmaya çalışan pitbull'un eninde sonunda yapacağı iştir.
    hatta bu süreci hızlandırmak için kampanya başlatsak sebebi bile olabiliriz.
    ... kareli panda
  • önemsiz posta

    1.
    (bkz: one night stand)
    LA gene mi la? editi; Gene bir başkasının açtığı bir başlıkda tek başına liderlik koltuğuna oturmanın şaşkın gururunu yaşıyorum. sistem, sen benimle döşşek mi katlıyorsun?
    ... kareli panda
  • kalkın gidin müziği

    1.
    genelde kimsenin müziği iplemediği kulüplerde ya da adına kokteyl dedikleri elde kadehler ile dikilinilen sıkıcı bekleyişlerde ya da bir organizasyonun sonunda insanların gitmesine yakın çalar. performans sahibi diciy arkideş öyle bir ciddiyet bir pozlarla çalar ki sanırsın kırmızı mı mavi kabloyu mu kesecek onunla uğraşmakta. yalandan düğmelerle oynuyormuş gibi yapar fakat dikkatle izlediğinizde meme ucu ile oynar gibi bir sağa bir sola çevirdiği(?) şeyi aslında ellemediğini görürsünüz. zaten muhtemelen önünde (biz zenginiz yea biz bu işe para veriyoruz yatırım yapıyoruz demek için) elması ışıklı bir apple ürünü vardır ve bir sync tuşuna bastığı zaman zaten şarkı kendiğilinden otomasyona girmektedir. çünkü; geneli 90-110 bpm ritmindedir, arka arkaya dinlediğiniz zaman aynı şarkıyı 3 şarkıda bir tekrarlasalar farkı anlayamazsınız, o derece bir birine benzer ve o derece lezzetsiz ve enstrumandan armoniden yoksundur.
    ... kareli panda
  • sözlükte yazdığı gibi dışarıda konuşmak

    1.
    büyük ihtimalle ölümle sonuçlanacak eylemdir.
    örnekler vermek isterdim ancak direk sol tarafa bakınca gözle görünüyor .)
    4 ... kareli panda
  • halayın mucidi ikinci kişiyi nasıl ikna etti

    1.
    kafa karıştıran hadisedir. belli ki bir aklı evvel halay diye bir dizi gereksiz ritmik hareketler içeren bir dans şekli buldu. fakat bunun için ihtiyaç duyulan ikinci kişiyi nasıl ikna etti?

    *bak şimdi, benim elimde bir bez parçası olacak sen de benim omuzumdan tutup ben ne yaparsam aynısını yapacaksın
    -sebep?
    15 -1 ... kareli panda
  • baca karası

    1.
    bileşik okununca yanlış anlaşılan ayrık kelime.
    1 ... kareli panda
  • yeni şeyler getiriyorum